+ Reageer op onderwerp
Pagina 1 van 9 1 2 3 6 ... LaatsteLaatste
Resultaten 1 tot 15 van 125
  1. #1
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506

    Icon4 Waar zijn de Originele Hadithmanuscripten?

    Weinig mensen weten dat deze manuscripten niet bestaan.

    ER BESTAAT GEEN originele sahih bukhari, of sahih muslim, of sahih tirmizi etc..

    Men kan over de koran discussieren, gezien de Osman codex een kopie is van koranteksten die op verschillende materialen zou zijn geschreven. Echter, dit manuscript bestaat gewoon.

    Maar wat de hadiths betreft, bestaan zelfs geen boeken uit de tijd dat de hadithverzamelaars zelf zouden hebben geleefd. Er bestaan slechts een tiental fragmenten van hadithmanuscripten (of wat er op lijkt) die pre-13e eeuw zijn.

    De boeken die wij vandaag hebben, zijn recente verzamelingen van hadiths die aan deze 'verzamelaars' zijn toegeschreven, en recentelijk zijn gecompileerd.

    Wat hebben de soennieten hierop te zeggen?
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  2. #2
    Ridder der HBBM Avatar van _Sehzade_
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-05-2007
    Geslacht
    Man
    Reacties
    49.047

  3. #3
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    Geen antwoord op mijn vraag.

    Ik stel hem weer: WAAR ZIJN DE ORIGINELE HADITH-MANUSCRIPTEN?
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  4. #4
    Ridder der HBBM Avatar van _Sehzade_
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-05-2007
    Geslacht
    Man
    Reacties
    49.047
    Citaat Geplaatst door Ehlikelam Bekijk reactie
    Geen antwoord op mijn vraag.

    Ik stel hem weer: WAAR ZIJN DE ORIGINELE HADITH-MANUSCRIPTEN?
    http://www.oocities.org/hadithexeges...unscripts.html

  5. #5
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    Wederom geen antwoord op mijn vraag.

    WAAR ZIJN ZE?
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  6. #6
    Ridder der HBBM Avatar van _Sehzade_
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-05-2007
    Geslacht
    Man
    Reacties
    49.047
    Citaat Geplaatst door Ehlikelam Bekijk reactie
    Wederom geen antwoord op mijn vraag.

    WAAR ZIJN ZE?
    In Istanbul

    http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=6963&BID=77

  7. #7
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    Quote uit de tekst:

    Bugün piyasadaki Sahîh-i Buhârî nüshaları, Yûnînî´nin İstanbul´da mevcut olan kendi el yazısı nüshasından 1313 yılında Sultan Abdülhâmîd Hân Hazretleri tarafından Mısır´da yaptırılan baskısına dayanır.
    Ik herhaal de vraag.

    WAAR ZIJN ZE?

    WAAR ZIJN DE ORIGINELE MANUSCRIPTEN?
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  8. #8
    Ridder der HBBM Avatar van _Sehzade_
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-05-2007
    Geslacht
    Man
    Reacties
    49.047
    Citaat Geplaatst door Ehlikelam Bekijk reactie
    Quote uit de tekst:

    Ik herhaal de vraag.

    WAAR ZIJN ZE?

    WAAR ZIJN DE ORIGINELE MANUSCRIPTEN?
    Waarom zouden die er moeten zijn dan? Die van de Koran is ook verbrand door Uthmaan.

  9. #9
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    Citaat Geplaatst door _Sehzade_ Bekijk reactie
    Waarom zouden die er moeten zijn dan? Die van de Koran is ook verbrand door Uthmaan.
    Ik had hier al antwoord op gegeven want ik wist dat mensen als jij de koran gaan aanvallen:

    Men kan over de koran discussieren, gezien de Osman codex een kopie is van koranteksten die op verschillende materialen zou zijn geschreven. Echter, dit manuscript bestaat gewoon.
    Dus twee tegenargumenten:

    1 Historisch tegenargument: De koran is nooit verbrand geweest. De koran werd eerst gebonden tot een boek, waarna het materiaal waarop het oorspronkelijk was opgeschreven werd vernietigd of bewaard (zoals we in Yemen kunnen zien).

    2 Theologisch tegenargument: De koran wordt beschermd door God. De hadiths niet. De koran vergelijken met andere geschriften is verder NOT DONE.



    Dus ze bestaan niet.

    Heel mooi. Laat de mensen zelf hun conclusies trekken wat voor gevolgen dit heeft voor hun geloofsbelevenis.
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  10. #10
    Ridder der HBBM Avatar van _Sehzade_
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-05-2007
    Geslacht
    Man
    Reacties
    49.047
    Jawel hoor. De nushaf die bij Hafsah (dochter van Omar ibn al Khattab) was, is wel degelijk verbrand door kalief Uthmaan ibn Affan.

  11. #11
    Erenler Avatar van Important
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-06-2012
    Locatie
    onun kalbinde
    Geslacht
    Man
    Reacties
    1.902
    1. Bilindiği gibi İmam Buhârî (ölümü 256) Hicrî üçüncü asırda yaşamış büyük bir muhaddistir. Onun el-Câmiu’s-Sahîh’i, Ehl-i Sünnet mezhepleri tarafından en sahih hadisleri içinde toplayan eser olarak kabul edilmektedir. Eserinin böyle bir mevkide oluşundan İmam Buhârî’nin haberi yoktur. Çünkü bu derecelendirme ve sınıflandırmalar onun ölümünden çok sonra yapılmıştır.

    Buhârî’nin kitabının orjinalinin elimize ulaşmamış olması bir nakîsa veya güvensizlik sebebi olamaz. Buhârî’den önce ve sonra yaşamış birçok müellifin eseri günümüze orijinalleriyle ulaşmamış olduğu için güvenilmez sayılamaz. Hadis alma/öğrenme (ahz veya tahammül) ve verme/öğretme (edâ) yollarını bilenler için sorduğunuz bu hususun, yani bir eserin müellif nüshasının (her halde orijinal dediğiniz bu oluyor) varlığı onun güvenilir oluşunun yegane delili sayılmaz. Önemli olan, musannif veya müellifin eserini sahih ve sağlıklı yollarla aldığı hadislerden oluşturması ve nüshasını ezberinde veya elinde iyice korumasıdır. Bunun kadar önemli olan bir başka husus ise, aynı şekilde sahih ve sağlıklı yollarla kendi talebelerine vermiş, öğretmiş olmasıdır.

    Kaldı ki, el-Câmiu’s-Sahîh’i hocası Buhârî’den iki defa dinlemek suretiyle, ilim alma yollarının en üstünü ile (semâ) alıp nakleden Ebû Abdullah el-Firebrî (ölümü 320)’nin nüshası günümüze kadar, hem de birçok sahih ve sağlıklı tarikten ulaşmıştır. Fakat büyük muhaddis Ali b. Muhammed el-Yunînî (ölümü 701) birçok tarikten gelen nüshaları karşılaştırarak sağlam bir metin oluşturmuş ve günümüzdeki Buhârî nüshaları buna dayalı olarak hazırlanmıştır. Yakın zamana kadar İslâm dünyasının her yerinde hiç de küçümsenmeyecek sayıda Buhârî hafızları olduğunu da tarihi bir gerçek olarak kaydetmemiz gerekir. Günümüzde de İslâm dünyasının çeşitli yerlerinde (meselâ Pakistan, Hindistan, Suriye, bazı Afrika ülkeleri) Buhârî’nin Sahih’inin hafızları bulunmaktadır. İstiklâl harbi yıllarında bile ülkemizin birçok yerindeki büyük camilerde teberrük maksadıyla Buhârî hatimleri yapılmıştır. Ayrıca kaynakların bize verdiği bilgiye göre Buhârî’nin kitabını kendisinden 90.000 kişinin dinlemiş olduğuna şahit oluyoruz. Bütün bu önemli bilgilerin yanında şunu ifade etmeliyiz ki, Buhârî’nin eseri bir kutsal kitap değildir. Tenkide uğramış, çeşitli yönlerine itirazlar edilmiş, birtakım hadisleri hakkında söz söylenmiş ve ince eleyip sık dokuyan ulemâ gördükleri noksan, hata ve kusurları hiç çekinmeden ifade etmiştir. Ne var ki bunlar, onun değerini düşürmemiş, daha da artırmıştır.

    2. Kur’an Hz. Osman zamanında değil, Hz. Ebû Bekir’in halifeliği zamanında toplanmış (cem’), Hz. Osman zamanında çoğaltılmıştır (teksîr). Elimizde Kur’an-ı Kerîm’in çok eski yazmaları var ise de, Hz. Osman zamanında yazıldığı kesin olan bir nüshasının var olduğunu söylemek mümkün olamamaktadır. Bu da Kur’an için bir nakîsa değildir. Çünkü Kur’an binlerce hâfızın hıfzı ile günümüze kadar gelen en üstün mütevâtirdir.

    Ayrıca Kur’an ile Buhârî’nin kitabını mukayese etmek asla söz konusu olamaz. Biri Allah kelâmı ve münzel vahiy olup bir tek kelimesi bile değişmeden bize kadar gelmiş ilâhî kitaptır; diğeri ise sünnet ve hadislerden oluşan bir eserdir. Ancak Buhârî’nin Sahîh’inin hadisler ve sünnet için en önemli kaynak olduğunda hiç tereddüt yoktur.

    3. İmam Buhârî, hayatının çok önemli ve en verimli yıllarını ilim için seyahatlerle geçirmiş, yaşadığı zamanın bütün ilim merkezlerini bazısını birden çok defa olmak üzere dolaşmıştır. Hicaz bölgesi yani Mekke ve Medine bu şehirlerin başında gelir.

    Şu kadarını ifade etmeliyim ki, muhaddisler arasında hakkında Buhârî kadar araştırma yapılan, gerek kendisi gerek eseri üzerinde onun kadar çok kitap, makale, tebliğ, bildiri vb. yazılan bir ikinci kişi bulma imkânı yoktur. Bunların önemli bir kısmını kaynak niteliğinde görmeniz için Diyanet İslâm Ansiklopedisi’nden Buhârî ve el-Câmiu’s-Sahîh maddelerini okumanızı tavsiye edeceğim.

  12. #12
    Opkomende Ster
    Status
    Offline
    Lid sinds
    10-08-2011
    Geslacht
    Man
    Reacties
    3.194
    Buhârî, Sahih'ini bizzat kendisi onbinlerce talebeye okutmuştur[179] Bu kadar talebe içinden bin kadarı Sahih'in râvîsi olmuştur. [180] Bunların içinden de ancak 5 tanesinin ismi bilinmektedir. Bunlar, sırasıyla şu zevattır: el-Firebrî (320/932), en-Nesefî (295/907), en-Nesevî (290/902) el-Bezdevî (329/940) ve el-Mehâmilî (330/941).
    Bunlardan ilk iki râvînin nüshaları, ötekileri şu veya bu şekilde unutturmuşlardır(yani onlarin meshurlugu digerlerini golgede birakmistir). Bunlardan da birincisi, yanî el-Firebrî rivayeti, Sahih-i Buhârî'nin sonraki nesilere intikâlini sağlayan yegâne nüsha olmuştur. Firebrî rivayeti, VI. asırdan itibaren Buhârînin Sahih'i ile ilgili bütün araştırmaların istinad ettiği yegâne metin olarak[181] günümüze kadar gelmiştir. Meselâ îstanbul kütüphanelerinde mevcut 500 kadar Buhârî nüshası arasında en-Nesefî rivayeti bulunmamaktadır. [182]
    Nesefı rivayetinin bariz bir üstünlük arzetmesine rağmen, [183] başlangıçta rağbet bulmamasının ve daha sonra da kaybolup gitmesinin sebebi, Nesefînin; Sahih'in son kısmında yer alan küçük bir bölümü bizzat Buhârî'den dinle-me(«sema») imkânı bulamamış olması şeklinde gösterilmektedir. [184]Bu durum, konuya o günün ilim dünyasında atfedilen fevkalâde önemin bir sonucudur ki, Sahih'i semâ' yoluyla değil de imlâ meclislerinde alan el-Mehâmilî'nin rivayeti hiç rağbet bulmamıştır. Bu yüzden sema veya kısmen kıraat yoluyla Sahih'i iki kez Buhârîden alan el-Firebrî'nin rivayeti, bu noktadaki üstünlüğü sebebiyle öteki rivayetleri unutturmuştur.
    Firebrî nüshasının rivayetleri zaman içinde bir takım munzam çalışmalara mevzu teşkil etmiştir. Meselâ ebu Muhammed el-Asîlî (392/1002), Ebu Mu-hammed el-Cürcânî (373/983)'nin rivayetini esas tutup Ebû Zeyd el-Mervezî (371/981)'den aldığı rivayetin farklarını belirtmek suretiyle kendi el yazısıyla müstakil bir Buhârî nüshası meydana getirmiştir.[185]
    Yine Ebû Zerr el-Herevî (434/1043) de Firebrî'nin aslından gelen üç rivayeti cemetmiştir. Bu nüshalar, Abdullah b. Ahmed b. Hamuyet es-Serahsî vasıtasıyla elde ettiği el-Hamevî'ye; İbrahim b. Ahmed b. İbrahim el-Müstemlî ye ve Ebu'l-Heysem Muhammed b. el-Mekkî el-Kuşmeyhenî'ye ait nüshalardır. «Meşâyihu Ebî Zerr es-selâse» diye bilinen bu üç zâttır. Ebû Zerr'in, bu rivayetlerin birleşiminden oluşan nüshası, daha sonraki çalışmalarda başlı başına müstakil bir nüsha olarak muamele görmüştür. [186]
    es-Sâğânî (650/1252), Firebrî'nin el yazısını taşıyan en-Nüshatu'l-bağd-âdiyye» ile Hamevî, Kuşmeyhenî ve Müstemlî rivayetlerini karşılaştırarak birleştirmiştir. [187]
    Ebu'l-Hasen Ali b. Muhammed b. Abdillah el-Yûnînî (701/1302) kendinden önceki faaliyetlerden geniş ölçüde yararlanmak suretiyle Firebrî'den gelen Buhârî nüshaları arasındaki farkların giderilmesine çalışmıştır. Yunînî, daha önce birleştirilmiş olan nüshaları birer nüsha kabul ederek işe başlamıştır. Meselâ Cürcânî ile Mervezî kollarını birleştiren el-Asîlî nüshası için remzini; Hamevî, Kuşmeyhenî ve Müstemlî kollarını birleştiren Ebû Zerr nüshası için remzini; Kuşmeyhenî ile Hamevî rivayetlerini ve Ebu'l-Vakt'in Ha-mevî'den gelen rivayetleri için remzini ve îbn Asâkir'in bu iki rivayeti bir*leştiren nüshası için de remzini kullanmak suretiyle onları dört müstakil rivayet kabul etmiştir.
    Kastallânî, şerhine Yûnînî'nin nüshasını esas almıştır. Îbn Hacer ise, Yûnînî nüshasını gördüğü halde şerhine esas olarak Ebû Zerr rivayetini kabul etmiştir. Bugün elde bulunan Buhârî nüshalarının yarısından fazlasını Yûnînî nüshasından yapılan istinsahlar ve baskılar teşkil etmektedir.

    [179] Ibn Hacer, Hedyü's-sârî, s. 492.
    [180] bk. Kadı îyad, Meşârıku'l-envâr, I, 6.
    [181] Sezgin, Buhârî'nin Kaynakları, s. 168.
    [182] Sezgin a.g.e., s. 169.
    [183] Sezgin a.g.e., s. 175.
    [184] Sezgin. a.g.e., s. 174.
    [185] Sezgin. a.g.e., s. 179 (Kadı lyad, d-Üma' 54a-55a dan naklen).

  13. #13
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    Citaat Geplaatst door _Sehzade_ Bekijk reactie
    Jawel hoor. De nushaf die bij Hafsah (dochter van Omar ibn al Khattab) was, is wel degelijk verbrand door kalief Uthmaan ibn Affan.
    Buiten het feit dat de begingeschiedenis van de islam vol met onduidelijkheden zit, spreek ik dit nu nog niet tegen. Of er een hafsa codex heeft bestaan, is niet te bewijzen. Ik ga dan ook niet mee in dit soennietische perspectief.

    Hier gaat het ook niet om, het gaat niet om de koran. Het gaat om de hadiths.

    Het gaat om de vraag: WAAR ZIJN DE ORIGINELE MANUSCRIPTEN?

    Ik ga nu Important en Bedrettin hun bijdragen lezen. Kijken wat ze te melden hebben. Ik vermoed dat ze net als jou eromheen gaan dansen.
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  14. #14
    Wereld Ster Avatar van Ehlikelam
    Status
    Offline
    Lid sinds
    26-04-2012
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    5.506
    @ Important / Bedrettin:

    Geen antwoord op mn vraag.

    WAAR ZIJN DE ORIGINELE MANUSCRIPTEN?

    Ik wil ze kunnen zien. In welk museum of bibliotheek bevinden ze zich? Welk land? Kan ik ze bezichtigen op microfilm of een andere manier?

    WAAR ZIJN ZE?
    لقد عشنا مع هذا القوم العرب طوال هذه السنين معا واختلطنا و تفاهمنا و صاروا واثقين منا و نحن منهم واثقون. معاهدة سمرقند سنة ٧١٧ ميلادي عن ابو جعفر ابن جرير الطبري في كتابه تاريخ الرسل والملوك.

  15. #15
    Belofte
    Status
    Offline
    Lid sinds
    16-08-2011
    Geslacht
    Vrouw
    Reacties
    2.443
    Citaat Geplaatst door Ehlikelam Bekijk reactie

    1 Historisch tegenargument: De koran is nooit verbrand geweest. De koran werd eerst gebonden tot een boek, waarna het materiaal waarop het oorspronkelijk was opgeschreven werd vernietigd of bewaard (zoals we in Yemen kunnen zien).
    Heb je hier een foto van of iets dergelijks of een ander bewijs?

Bookmarks

Bookmarks

Berichtregels

  • Je mag geen nieuwe discussies starten
  • Je mag geen reacties plaatsen
  • Je mag geen bijlagen plaatsen
  • Je mag niet je reacties wijzigen
 
HABABAM
De tijden worden getoond in GMT +2. Het is nu 10:25.
Powered by vBulletin Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. ©2000-2020 Hababam.nl Community - het virtuele huis van Turkije.