+ Reageer op onderwerp
Pagina 3 van 748 EersteEerste 1 2 3 4 5 8 13 23 ... LaatsteLaatste
Resultaten 31 tot 45 van 11214
  1. #31
    Premium Lid Avatar van Efsane66
    Status
    Offline
    Lid sinds
    30-09-2006
    Locatie
    België
    Geslacht
    Man
    Reacties
    20.096

    Edu'dan eski hocasına ret



    Palmeiras´ı çalıştıran Luxemburgo´nun, transfer teklifi yaptığı Edu, eski hocasına ret yanıtı verdi.

    Palmeiras’ı çalıştıran Vanderlei Luxemburgo’nun, devre arasında kendisini takımında görmek istediğini belirterek, transfer teklifi yaptığı Edu, eski hocasına ret yanıtı verdi. Luxemburgo’nun, 6 aylığına kiralayıp, Copa Libertadores maçlarında oynatmak istediği Brezilyalı oyuncu, Süper Lig’de önemli bir döneme girdiklerini belirterek, “Böylesine kritik bir dönemde Fenerbahçe’yi bırakmam. Ayrıca kulübüm de bu transfere izin vermez” diyerek, hocasının teklifini geri çevirdi.

  2. -->
  3. #32
    Premium Lid Avatar van Efsane66
    Status
    Offline
    Lid sinds
    30-09-2006
    Locatie
    België
    Geslacht
    Man
    Reacties
    20.096

    Görev Yasin ve Önder'in



    Cezalı Edu ile Lugano´nun yokluğunda savunmanın göbeğinde bu iki oyuncuya görev vermeyi planlayan Aragones, dünkü antrenmanda bunun denemesini yaptı.

    Kazım&Selçuk yok
    Süper Lig’in ilk yarısını yarın akşam deplasmanda Konyaspor ile oynayacağı maçla tamamlayacak olan Fenerbahçe’de eksikler can sıkıyor. Cezalı Edu ve Lugano’nun yanı sıra sakat Selçuk Şahin de forma giyemeyecek. Bir diğer sakat Kazım’ın durumu da belirsiz. Bu arada Aragones, savunmanın göbeğinde Yasin ile Önder’i oynatma kararı aldı. Dün sabah yapılan taktik çift kale maçta bu iki oyuncu görev yaparken, orta alanda Deivid, Josico, Emre Belözoğlu, Uğur, Alex, forvette ise Güiza oynadı.

    Uyarıda bulundu
    Uğur sol ayak bileğinde ağrı hissettiği, Yasin de hastalığının etkilerini tam olarak atamadığı için esneme hareketlerine katılmadan idmanı bırakıp içeri gitti. Taktik maçın ardından bazı oyuncular, yapay barajlara karşı duran top çalışması yaptı. Bu çalışma sırasında Aragones’in, Kaptan Alex ve Roberto Carlos ile saha içinde uzun sohbetler yapması dikkat çekti. İspanyol hoca, idman öncesi de tüm takımla toplantı yapıp, son maç öncesi uyarıda bulundu.

  4. #33
    Premium Lid Avatar van Efsane66
    Status
    Offline
    Lid sinds
    30-09-2006
    Locatie
    België
    Geslacht
    Man
    Reacties
    20.096

    Fener'de flaş gelişme



    Sezon sonunda sözleşmeleri sona erecek olan Brezilyalılar Alex, Deivid ve Roberto Carlos ile Uruguaylı Lugano, ilk tercihlerinin Fenerbahçe olacağını açıkladı.

    ‘Burada çok mutluyuz’
    Teknik direktör Aragones’in “Transfer istemiyorum” sözlerine rağmen, takviye için 4 koldan harekete geçen Fenerbahçe’de, dış transfer kadar merak edilen bir konu da, sözleşmesi sona erecek futbolcuların durumu. Yöneticilerin en kısa zamanda görüşme masasına çağıracakları bu futbolculardan Kaptan Alex, Deivid, Roberto Carlos ve Lugano’nun, Fenerbahçe’de oynamaktan ve Türkiye’de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, kalmaya yeşil ışık yaktı.

    ‘Teklifler var ancak...’
    Sık sık yakın arkadaşlarıyla sözleşme uzatıp uzatmama konusunda konuşan yabancıların, “Birçok kulüpten teklif alıyoruz. Ancak ilk tercihimiz Fenerbahçe’de kalmaktan yana olacak. Kalmamız istendiği takdirde bir problem çıkacağını sanmıyoruz” dedikleri belirlendi. Deivid, Lugano gibi oyunculardan daha önce tekliflerini alan, Alex ve Roberto Carlos’tan da teklif aldıktan sonra en kısa sürede kendileriyle sözleşme uzatma yoluna gideceği öğrenildi.

    Yusuf DURSUN

  5. #34
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375


    Deividddd ve golllllll

  6. #35
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Fenerbahçe Dünya çapında

    Amerika'lıların ilgilendikleri spor dallarını bilirsiniz, çoğu bize itici,sıkıcı hatta böyle spor mu olur dedirtecek vaziyette. Futbola karşı ilgisi yoktur bu milletin varları,yokları beyzbol, amerikan futbolu vs. ıvır zıvır pek zevkli olmayan sporların fanatikleridirler. İşte bir Amerikalı O ışıltılı göz alan yaşamdan Gözlerini alıp dünyaya çevirmiş.

    Olayın bundan sonrasını hiç anlatmak istemiyorum bir Galatasaray fanatiği olarak ama yinede anlatiyorum

    Kahramanımız

    "Amerika´nın Kentucky eyaletinde yaşayan ve Louisville Üniversitesi´nde "spor yönetimi" alanında yüksek lisans yapan Nathan Redd‚ 2006 yılından bu yana da düzenli olarak "Fenerbahçe Worldwide" (Dünya Çapında Fenerbahçe) isimli bir internet günlüğü tutuyor. "

    Haberi sabah gazetesinde okumuştum.Blog olayı olduğu için direk ilgimi çekti hemen bu şahsın bloguna dalıverdim . Bir Amerikalı'nın Türk futboluna,Fenerbahçe'ye ve Türkiye'ye olan tutkusu şaşırtmıştı. Türkiyedeki futbol fanatizminden tutun spordaki gelişmelere kadar blogunda haber vermeye çalışıyor. Fenerbahçenin maçlarına giderek tribünlerdeki atmosferin ne kadar heyecanlı ve Fenerbahçeye olan sevginin gücünü yansıtmaya çalışmış. İlgimi çeken bir videoda Göztepe'li taraftarların Karşıyaka deplasmanına giderken atraksyonlarına yer vermiş (biraz sansürlü:) )

    Daha fazla anlatmaya gerek yok blogunu gezip gerçek Fenerbahçe taraftarını bir Amerikalı'dan öğrenebilirsiniz...

    Bağlantıları gözden kaçıranlara Dünya çapında Fenerbahçe Nadhan Redd bir Amerikalı ...


    -----------------------------------------------------------

    FENERBAHÇE AVRUPA'DA 9. SIRAYA ÇIKTI

    Sarı lacivertliler Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği başarıyla, UEFA takımlar sıralamasında 14.6400 puanla bu sezon 209 takım arasında ilk 10’a girdi

    Fenerbahçe dünya 20.'si

    Turkcell Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren ve bu sezon Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde 2. tura çıkan Fenerbahçe, dünyadaki futbol takımları sıralamasında 20. sırada yer aldı.
    Sarı-lacivertliler, Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu’nun (IFFHS) değerlendirmesinde, şubat ayı sonu itibariyle 1 sıra yükselerek, 195 puanla 20. sıraya çıktı.
    Geçen ayki sıralamada 64. olan Galatasaray, 12 basamak birden yükselerek 52. sıraya çıkarken, 7 sıra gerileyen Beşiktaş, 31. sıraya oturdu.
    Fenerbahçe’nin Avrupa Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi İspanya’nın Sevilla takımı, IFFHS’nin geçen ayki değerlendirmesinde lider konumda iken, bu defa 2 basamak geriye düşerek, 3. sırada yer aldı.
    Sivasspor, 3 basamak yükselerek 318., Trabzonspor ise 92 sıra birden çıkarak 325. sırada yer buldu.
    IFFHS’nin "Dünyanın en iyi futbol takımları" sıralamasında ilk 20 kulüp ile diğer Türk takımları ve puanları şöyle:




    Fenerbahçe Futbol Takımı 86 kupa ile Türkiye'de, futbol branşında en fazla resmi kupa kazanan kulüpütür. Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan spor kulübüdür.





    Atatürk ve Fenerbahçe

    Mustafa Kemal Atatürk, Fenerbahçe'nin maçlarına gitmiş, Kulübü ziyaret edip, hatıra defterine görüşlerini yazmıştır. Fenerbahçe kulübünün düzenlediği yaz balosuna katılmıştır. Sadece Fenerbahçe stadına büstünün konulmasına izin vermiştir. Fenerbahçe kulübüne, yangından sonra maddi yardımda bulunmuş, Yalova Termal'deki gösteri maçına sadece Fenerbahçe Su Topu Takımını davet ettirmiş ve Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerine deniz sporları ile ilgilenilmesi yönünde talimat vermiştir. Ayrıca tanıklara göre iki kez Fenerbahçe taraftarı olduğunu dile getirmiştir.

    O dönemlerde yaşayan tanıklardan edinilen bilgiler doğrultusunda; Atatürk, 10 Ağustos 1928 yılında Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan ve 3-3 biten Gazi Kupası maçından sonra iki Fenerbahçe ve üç Galatasaray taraftarı beş kişinin önünde şunları söylemiş;

    "Burada üçe üçüz, Çünkü ben de Fenerbahçeliyim!"


    ---------------------------------

    Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda, işgalcilere karşı hem cephede hem de sahada mücadele veren ve 1923 yılında düzenlenen General Harrington Kupası maçında İngiliz karmasını yenerek kupayı alan ve İngilizleri İstanbul’dan eli boş yollayan tek Türk takımı Fenerbahçe’dir.



    Türkiye'nin işgal yıllarında düşman takımlarıyla 50 maç yapan, bunların 41'inde galip gelip, 4'ünde berabere kalan ve Anadolu'da cephede savaşan askerlerimize ve Türk halkına moral veren tek takım Fenerbahçe'dir.



    Kamerun'daki F.Bahçe

    Ali Şen döneminde kurulan F.Bahçe isimli takıma Şen 2 minibüs almış. Başkan, Yıldırım'dan da destek istiyor.



    Kamerun'da beni şaşırtan bir olay da Fenerbahçe isimli takım oldu. Başkanı Herve Chinda, Ali Şen döneminde takımı kurmuş. Ali Şen'in desteğiyle 2 minibüs almışlar. Amaçları Fenerbahçe sponsorluğunda yetenekli oyuncuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya açmakmış. Ali Şen'le başlattıkları bu ilişkinin, Aziz Yıldırım döneminde sürmemesinden oldukça rahatsızlar. Kamerun'da sezon sonuna doğru Fenerbahçe takımının başkanı Herve Chinda beni aradı, Fenerbahçe takımını çalıştırıp çalıştıramayacağımı sordu.

    EFFA, F.BAHÇELİYDİ

    Ben de şu an danışmanlık yapabileceğimi, Play-off maçlarında başarılı olup 1. lige çıkarlarsa takımı çalıştırabileceğimi söyledim. Ancak, yarı final maçlarında cezalı bir oyuncu oynattıkları için çıkamadılar. Ben de 'Fenerbahçe'yi çalıştırır mısın?' teklifini geri çevirmek zorunda kaldım. Altay'a getirdiğim Effa, Chameni ve Buba, Fenerbahçe takımının oyuncularıydı. Effa şu an Ankaragücü'nde, Chameni Kamerun'da ve Buba Portekiz 1. Ligi'nde futbol yaşantılarını sürdürmekteler. Racing takımından Wanfor isimli oyuncum da, ben Kamerun'dan ayrılmadan Belçika 1. Lig takımı Racing Genk'e transfer olmuştu.



    Japonya'dan bile geldiler

    Türkiye'nin dört bir yanından öğrenciler Şükrü Saracoğlu'nu gezmeye gelirken, dün statta Japon konuklar vardı. Öğretmenleriyle 25 kişilik bir öğrenci grubu stadı, müzeyi, locaları ve Fenerium'u gezdi. Öğrenciler stada hayran kaldı.

    Güney Koreli internet sitesi Fenerbahçe'ye övgü yağdırdı

    Güney Koreli internet sitesi Ohmynews’te kaleme alınan bir yazıda, Fenerbahçe’den övgü dolu sözlerle bahsedildi.
    Yıllarca Japonya’da futbol oynayıp, milli takımı çalıştıran Zico’nun Fenerbahçe’nin başına geçmesiyle birlikte, Sarı-Lacivertli ekibin ünü Asya’ya yayılmaya başladı. Güney Koreli internet sitesi http://english.ohmynews.com, geçtiğimiz günlerde uzun bir Fenerbahçe analizi yayımladı. “Avrupa’nın gizemli kulübü Fenerbahçe'' isimli yazıda Kanarya’nın Batı Avrupa’daki büyük takımlarla finansal olarak rekabet edebilecek düzeyde olmasa da, bazı çok ünlü oyuncu ve antrenörleri takıma katma cesaretini yıllarca gösterdiği belirtilerek, şu görüşe yer verildi:

    Ünlü oyuncu ve hocalar

    Nijeryalı dahi oyun kurucusu Jay Jay Okocha, Arjantinli orta saha mücevheri Ortega, Batı Almanya’nın psikopat kalecisi Schumacher, Fransa 2000’de forma giymiş Anelka, Hırvat Rapajc, Bulgar golcü Kostadinov, Boşnak forvetler Baliç ile Boliç, Fenerbahçe renkleri altında mücadele etmişlerdir. Antrenör listesi ise daha etkileyicidir; Guus Hiddink (Güney Kore’yle 2002 Dünya 4’üncüsü), Parreira (Brezilya’yla 1994 Dünya Şampiyonu) Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Löw, Avusturya, Arnavutluk ve Hırvatistan Milli Takımları’nı çalıştıran Otto Bariç ve 1958 ile 62’de Brezilya’nın Dünya Kupası’ndaki oyuncularından Didi.


    Boca Juniors ve Fenerbahçe BROTHERS since 1952




    FENERBAHÇE BREZİLYA'DA ÇOK İYİ TANINIYOR

    Carlos, yaşamakta olduğu ve aynı zamanda futbola başladığı Araras'ı, oradaki ve İstanbul'daki yaşantısını şöyle aktardı. "Garça'da doğdum. Her Brezilyalı gibi çocukluğumdan beri futbol oynadım ancak 1988 yılında şu an yaşadığım şehir olan Araras'ta gerçek anlamda futbol kariyerim başladı. Sol açık mevkiinde futbola başladım. Maradona idolümdü. Araras ufak bir şehir olduğu için İstanbul'la çok fazla karşılaştıramam fakat hareketliliği, trafik şartları ve insanların sıcaklığı bakımından Sao Paulo İstanbul'a benziyor.
    Buradayken, kalkıyorum, sabah kahvemi içiyorum. Daha sonra ailemle birlikte evde vakit geçiriyorum. Müziğimizi koyuyoruz, yüksek sesle dinliyoruz. Sakat olmadığım zamanlarda ise burada arkadaşlarımla birlikte futbol oynuyoruz. Futbol hakkında hikayeler anlatıyoruz. Gülüyoruz, eğleniyoruz. Buraya geldiğimde çoğu insan bana Fenerbahçe'yi ve İstanbul'u soruyor. Fenerbahçe artık çok tanıdık bir kulüp haline geldi buralarda da. Özellikle bu sene Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde gösterdiği performans ve o maçların burada da gösterilmesi, ilgiyi daha da arttırdı. Beni tanıyan insanlar beni gördüklerinde yanımda Fenerbahçe forması olup olmadığını soruyorlar.
    İstanbul'da ilk senemi geçirdim. Çoğu şeye hızlı bir şekilde alıştım. Oradaki evimin, gittiğim mekanların ve oradaki arkadaşlıklarımın özlemini çekiyorum. İstanbul'u şehir olarak da çok özledim. Bir an önce dönmek istiyorum. İstanbul'dayken de geride bıraktığım çocuklarımı ve ailemi özlüyorum… Ancak futbolu bıraktığım zaman kesinlikle yaşantım İstanbul'da devam edecek. Evlilik de planlarımın arasında var."


    MARADONA: FENERBAHÇE'DEN TEKLİF GELİRSE DEĞERLENDİRİRİM

    Maradona: Fenerbahçe'yi Çalıştırmak İsterdim.

    Maradona, Fenerbahçe'ye gelebileceğini belirterek, "Fenerbahçe'ye gitmek isterdim".

    Almanya'da Dünya Kupası'nı takip eden Arjantin'in efsane futbolcusu Diego Armando Maradona, teklif gelmesi durumunda Fenerbahçe'ye teknik direktör olabileceğini söyledi.



    Fenerbahçe Pele'yi Getiriyor


    Unutulmaz futbolcu, Teknik Direktör Zico tarafından yapılan çağrıya 'Benim için büyük bir onur, seve seve İstanbul'a gelirim' dedi.

    Ayrıca balo için Beckanbauer, Platini gibi dünya futbolunun ünlü isimlerine mektup yazıldı

    Fenerbahçe'nin 100. yıl kutlamaları deyim yerindeyse Binbir Gece Masalları'nı aratmayacak . Sarı-Lacivertli yönetim, bu amaçla gecesini gündüzüne katıp çalışmalarını sürdürürken, törenler için Pele'yi İstanbul'a davet etti. Davetin Pele'ye aile dostu olan Teknik Direktör Zico tarafından iletildiği, efsanevi yıldızın da 'Benim için büyük bir onur, seve seve İstanbul'a gelir, törenlere katılırım' yanıtını verdiği belirtildi.

    PARREİRA DA GELECEK

    Yönetİmİn sadece Pele'yi Türkiye'ye davet etmekle kalmadığı, aynı zamanda dünya futboluna damga vuran isimleri de kutlamalara çağırdığı öğrenildi. Düzenlenecek 100. yıl balosuna Almanların imparatoru Franz Beckanbauer, Fransızların unutulmaz yıldızı Michael Platini, Fenerbahçe ile lig şampiyonluğu yaşayan Brezilyalı Teknik Direktör Carlos Alberto Parreira.

    -------------



    Tek Büyük Fenerbahçe
    Laatst gewijzigd door besiktasbestevanworl: 30-12-2008 om 19:30

  7. #36
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Fenerbahçe Türk Futbol Federasyonu'nun kuruluş tarihinden bu yana yapılan resmi şampiyonalarda en fazla şampiyon olan takımdır. (1923'den bu yana)

    Fenerbahçe ayrıca tüm sporların toplam kupalarında da Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan kulüptür.

    1996-1997 sezonunda ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi'nde, kendi sahasında 40 yıl boyunca (56 maç) yenilmeyen İngiliz takımı Manchester United'i deplasmanda Boliç'in 78 dakikada attığı golle yenmiştir.

    Avrupa Kupalarında deplasman galibiyeti alan ilk Türk takımıdır (Şampiyon Kulüpler Kupası 1959-60 Csepel SC-FB :2-3)

    Kupa Galipleri Kupası'na katılan galibiyet alan ve tur atlayan ilk Türk takımıdır.

    Kupa Galipleri Kupası'nda Çeyrek Final oynayan ilk Türk takımıdır (1963-64 Kupa Galipleri Kupası)

    UEFA Kupası'na katılan ve galibiyet alan ilk Türk takımıdır.

    UEFA 2.Tur Grubundan çıkan ilk Türk takımıdır.

    Balkan Kupası'na katılan galibiyet alan ve tur atlayan ilk Türk takımıdır.

    Fenerbahçe Dünya Şampiyonu unvanlı bir ülkenin takımını yenen eleyen ilk ve tek Türk takımdır.(1968 Manchester City)

    Fenerbahçe Avrupa Şampiyonu unvanlı bir ülkenin takımını yenen eleyen ilk ve tek Türk takımıdır.(1985 Bordeaux)

    UEFA Kupası'nda Fransızları yenen ilk Türk takımıdır (1973-74 FB-OGC Nice :2-0)

    UEFA Kupası'nda Fransızları kendi evinde yenen ilk Türk takımıdır (1973-74 FB-OGC Nice :2-0)

    Avrupa Kupalarında İngilizleri yenen ilk Türk takımıdır (Şampiyon Kulüpler Kupası 1968-69 FB-Manchester City :2-1)

    Avrupa Kupalarında İngilizleri eleyen ilk Türk takımıdır (Şampiyon Kulüpler Kupası 1968-69 Manchester City)

    Avrupa Kupalarında İngilizleri kendi sahasında yenen ilk Türk takımıdır (Şampiyon Kulüpler Kupası 1968-69 FB-Manchester City :2-1)

    Fenerbahçe dört büyükler içerisinde en az şampiyonluk hasreti çeken tek takımdır.(6 sezon)

    Fenerbahçe bir sezonda en çok kupa kazanan takımdır.1967-1968 yılında tam 5 kupa birden kazanarak ulaşılması güç bir rekor kırdı.(Lig Şampiyonluğu, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Spor-Toto Kupası ve Balkan Kupası)

    2005-2006 sezonunda Türkiye Liginde en iyi ilk yarı performansına sahip takımdır.(18 takımlı liglerde-14 galibiyet ve 3 beraberlikle başarı ortalaması: %91,2)

    1988-1989 sezonunda Türkiye Liginde en iyi performansına sahip takımdır.(29 galibiyet 6 beraberlik ve 1 mağlubiyet başarı ortalaması: %88,8)

    Fenerbahçe 1988-89 sezonda +76 averajıyla en iyi averaja sahip olan takımdır.

    Fenerbahçe ligde bir sezonda en fazla puan toplayarak şampiyon olan takımdır.(1988-1989 sezonunda 36 maçta 93 puana sahip olmuştur. Puan Ortalaması:2,58)

    Fenerbahçe 1988-1989 Sezonunda Rakip Kalelere 36 maçta tam 103 gol göndererek Türk futbol tarihinde bir sezonda en fazla gol atan takım unvanına sahip oldu.

    Fenerbahçe milli takıma en çok kaptan veren takımdır.(166 kere)

    Aynı sezon A, B ve Genç Takımı yenilgisiz 3 İstanbul Şampiyonluğu birden kazanan tek kulübümüzdür. (1932-1933 Sezonu)

    Fenerbahçe İstanbul Futbol Ligi'nde en çok şampiyon olan takımdır.(16)

    Fenerbahçe İstanbul Futbol Ligi'ni en çok yenilmeden şampiyon olan takımdır.

    Fenerbahçe İstanbul Futbol Ligi'nde bir maçta en çok gol atan takımıdır.(1930-31 Fenerbahçe:16 - 0: Anadolu)

    Atatürk'ün, stadına büstünün konmasına izin verdiği tek spor kulübümüzdür.

    Süper Lig'de bir sezon boyunca kendi evindeki bütün maçları kazanan ilk takım olmuştur. (2000-2001 sezonu / 17 galibiyet)

    Bir kulüp başkanının döneminde futbolda en çok kupa kazanan takımdır. (Şükrü Saracoğlu : 21 kupa)

    ------------------------------------------


    ZİCO: DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE FENERBAHÇE TARAFTARI KADAR COŞKULU TARAFTAR BULAMAZSINIZ

    Türkiye`nin en çok taraftarına sahip kulübü. 70 milyon nüfuslu ülkede 30 milyon taraftarı var.




    Tek Büyük Fenerbahçe
    Laatst gewijzigd door besiktasbestevanworl: 31-12-2008 om 15:54

  8. #37
    ❤ Flezzefur ❤ Avatar van Kemalism
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-11-1984
    Locatie
    ❤ Hababam City ❤
    Geslacht
    Man
    Reacties
    17.293









  9. #38
    ❤ Flezzefur ❤ Avatar van Kemalism
    Status
    Offline
    Lid sinds
    23-11-1984
    Locatie
    ❤ Hababam City ❤
    Geslacht
    Man
    Reacties
    17.293







  10. #39
    MEGA KARDESLER Avatar van Sezer
    Status
    Offline
    Lid sinds
    09-03-2008
    Locatie
    Den Haag
    Geslacht
    Man
    Reacties
    8.183
    Wat me opvalt ^ Besiktas sampiyonlukta 85 puanla bitirmis ligi..1 malubiyet ile sampiyon olmusuz, ve en az gol yiyen sampiyon takim olmusuz..vay be

  11. #40
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Waldir Pereira Didi... Hocalarin Hocasi

    Türkiye’de Fenerbahçe’ye iki şampiyonluk kazandırdığı 1974-75 ve 1977-78 yıllarından hatırımızda kalan lakabıyla: Sinyor Didi... 12.05.2001 yilinda doğduğu topraklarda, Rio de Janeiro’da hayata gözlerini yumduğunda 72 yaşındaydı.

    Tanrının siyah bedenlere daha çok bahşettiği kıvraklıktan Didi’nin de nasibini aldığını, onun top oynadığı yılları anımsayan büyüklerimiz anlatıyor. Biz teknik direktörlük yıllarındaki sevimli tavrını, siyah tenine rağmen belirgin olan çilli yüzünü hayal meyal hatırlıyoruz. Futbol dünyası onu Pele ile aynı takımda iki Dünya Şampiyonluğu tatmış kişi olarak anar. Bu yakıştırma pek doğru değildir ama muhtemelen bundan hiç gocunmayacak kadar da mütevazı biriydi.
    Futbolseverler Didi’yi 1958 Dünya Kupası’nda tanıdı. Henüz kupa maçları dünyanın dört bir yanından canlı izlenemiyordu ama İsveç’teki şampiyonanın finali ilk kez bir televizyondan, İsveç Televizyonu’ndan canlı olarak yayınlanıyordu. Diğer ülkeler maçları daha sonra banttan izleyebildiler. Brezilya milli takımındaki zenci oyuncular o zamanlar beyazların yedeği konumundaydı. İlk maçlarında istedikleri oyunu bir türlü tutturamayınca teknik direktörlerine isyan ederek, adeta zorla 5 yedek oyuncuyu ilk 11’e aldırdılar. Pele ve Garrincha gibi oyuncuların yanında takıma giren ve bir daha yedek kalmayan bir diğer oyuncu Didi’ydi. İlk dünya kupası olmasına rağmen gerilerden getirdiği toplarla ve göz kamaştırıcı oyunuyla dikkat çekiyordu Sinyor. Brezilya finale kadar hiç yenilmeden gelerek finalde ev sahibi İsveç’i devirip şampiyon olduğunda Dünya Kupası ilk kez şampiyonanın oynandığı kıtanın dışından gelen bir ülkenin futbolcularına teslim ediliyordu. O dönemin gazeteleri Didi’yi “dünyanın en iyi oyun kuran futbolcusu” olarak gösteriyorlardı.

    1962 Dünya kupası Şili’de oynanıyordu. Birçok ülkenin televizyonlarından ilk kez canlı olarak izleyebildiği o kupa öncesinde Pele bir lif kopması sonucu sakatlanıyor şampiyonaya katılamıyordu. Didi, bütün maçlarda 4 yıl önceki şampiyonada “dünya futbolunun kralı” ilan edilen Pele’nin yerine Brezilya milli takımının kaptanı olarak sahaya çıkıyordu. Finale kadar takımını maestro gibi yönetti ve Brezilyalı futbolcular yine kupaya ev sahipliği yapan ülkenin takımıyla final oynamaya hak kazandılar. 90 dakika sonunda kupa, Şili’yi 4-2 yenerek şampiyon olan Brezilya milli takımı kaptanı Didi’nin ellerindeydi.
    Didi, biri Pele’li diğeri Pele’siz bu iki kupada tattığı şampiyonluklardan sonra parlayan yıldızını Amerika’dan yaşlı kıtanın yeşil sahalarına taşımaya karar verdi. İspanya’ya, Real Madrid’e gittiğinde yanında oynayan Puşkaş ve Di Stefeno ile birlikte Real’in “efsane” unvanını o dönem doruklara çıkartıyorlardı.
    Bakın, İspanyolca özgün adıyla “El Futbol A sol y Sombra” adlı kitabında (“Gölgede ve Güneşte Futbol” - Can Yayınları) Uruguaylı yazar Eduardo Galeano Didi’yi nasıl tarif ediyor:
    Brezilya karmasının bel kemiği sayılan Didi, ince bedeni, uzun boynu ve heykel gibi duruşuyla sahanın ortasına dikilmiş bir Afrika fetişini andırırdı. Çim sahaların mutlak hakimiydi. Bulunduğu yerden sahanın her tarafına zehirli oklardan farksız şutlar gönderirdi.

    Takım arkadaşları Pele, Garrincha ve Vara tarafından golle sonuçlandırılan paslar verdiği gibi, zaman zaman kendisi de kritik goller atardı. Özellikle uzaktan çektiği şutlarla kalecileri gafil avlardı. Ayağının kenarıyla vurduğunda, top falso alarak döner, döner ve sonra tıpkı rüzgara kapılan kuru bir yaprak gibi yön değiştirerek kalecinin hiç beklemediği bir köşeden ağları bulurdu.
    Didi top hakkında şöyle diyordu :
    - “Aslında koşan ben değilim, koşan o”.

    Didi’ye göre top canlıydı ve bir söyleşide topla olan ilişkisini aynen şöyle anlatıyordu :
    “Ben topa karşı her zaman sevecen davranırım çünkü ona sevgi göstermeyecek olursanız size itaat etmez. Top bana doğru geldiğinde ona hükmederim, bana hiç karşı gelmez. Benden uzaklaşacak olduğu zaman da, “Gel kızım” derim, o da tıpış tıpış gelir. Ona tekme de atsam bana her zaman bağlıdır. Karıma nasıl sevgiyle davranıyorsam ona da aynı şekilde sevgiyle yaklaşırım. Ona sevgi duymak gerekir, aksi taktirde ateşle oynuyorsunuz demektir. Ona kötü davranırsanız sizi sakat bırakması işten bile değildir. Bu nedenle her zaman şunu söylerim: Aman çocuklar, ona karşı daima saygılı olun, sizden sevgi bekleyen bir genç kız gibidir o, siz ona nasıl davranırsanız o da size o şekilde karşılık verir.”

    Didi topu, futbolseverler de Didi’yi çok sevmişti.

    Tüm Fenerbahçe Camiasi seni sevgiyle aniyor. Mekanin cennet olsun Büyük futbolcu, cok daha büyük Insan.

    Galatasaray had Derwall
    maar Fenerbahçe had wereldkampioen DIDI

  12. #41
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Fenerbahçe'nin Kupalari

    Süper Lig

    Şampiyon (17): 1959, 1960-61, 1963-64, 1964-65, 1967-68, 1969-70, 1973-74, 1974-75, 1977-78, 1982-83, 1984-85, 1988-89, 1995-96, 2000-01, 2003-04, 2004-05, 2006-07

    İkinci (16): 1959-60, 1961-62, 1966-67, 1970-71, 1972-73, 1975-76, 1976-77, 1979-80, 1983-84, 1989-90, 1991-92, 1993-94, 1997-98, 2001-02, 2005-06, 2007-08

    Türkiye Kupası

    Şampiyon (4): 1967-68, 1973-74, 1978-79, 1982-83

    Final (7): 1962-63, 1964-65, 1988-89, 1995-96, 2000-01, 2004-05, 2005-06

    Başbakanlık Kupası

    Şampiyon (8): 1945, 1946, 1950, 1973, 1980, 1989, 1993, 1998

    Final (7): 1944, 1971, 1976, 1977, 1992, 1994, 1995

    Cumhurbaşkanlığı Kupası+TFF Süper Kupa

    Şampiyon (7): 1968, 1973, 1975, 1984, 1985, 1990, 2007

    Final (7): 1970, 1974, 1978, 1979, 1983, 1989, 1996

    TSYD Kupası


    Şampiyon (12): 1969, 1973, 1975, 1976, 1978, 1979, 1980, 1982, 1985, 1986, 1994, 1995

    Çalenç Kupası (TSYD Kupası'nı 5 yılda 3 kez kazananlara verilirdi)

    Şampiyon (2): 1978, 1982 (F.Bahçe haricinde Beşiktaş da 1 kez kazanmıştır)

    Türkiye Futbol Şampiyonası

    Şampiyon (3): 1933, 1935, 1944

    İstanbul Ligi


    Şampiyon (13): 1911-12 ,1913-14, 1914-15, 1920-21, 1922-23, 1929-30, 1932-33, 1934-35, 1935-36, 1936-37, 1943-44, 1946-47, 1947-48

    İkinci (16): 1915-16, 1917-18, 1921-22, 1925-26, 1926-27, 1928-29, 1930-31, 1933-34, 1937-38, 1938-39, 1939-40, 1940-41, 1942-43, 1944-45, 1945-46, 1949-50

    İstanbul Profesyonel Ligi

    Şampiyon (3): 1952-53, 1956-57, 1958-59

    İkinci (2): 1955-56, 1957-58

    Milli Küme

    Şampiyon (6): 1937, 1940, 1943, 1945, 1946, 1950

    İstanbul Şildi

    Şampiyon (4): 1930, 1934, 1938, 1939

    Atatürk Kupası


    Şampiyon (2): 1964, 1998

    İstanbul Kupası

    Şampiyon (1): 1945

    Donanma Kupası

    Şampiyon (4): 1982, 1983, 1984, 1985

    Spor-Toto Kupası

    Şampiyon (1): 1967


    Uluslararası Başarılar

    Avrupa Şampiyonlar Ligi

    Çeyrek Final (1): 2007-08

    Kupa Galipleri Kupası

    Çeyrek Final (1): 1963-64

    Şampiyon Kulüpler Kupası

    2.tur (3): 1968-69, 1974-75, 1985-86

    UEFA Kupası

    3.tur (2): 2004-05, 2006-07

    Balkan Kupası

    Şampiyon (1): 1966-67

    Yarı Final (1): 1960-61

    Özel Kupalar

    Zafer Kupası (2): 1975,1976
    Ankara 19 Mayıs Stad Kupası (2): 1937,1958
    Adana Kupası: 1960
    Ahmet Piriştina Kupası 2004
    Akın Gazetesi Kupası: 1953
    Ali Sami Yen/Galip Kulaksızoğlu Kupası: 1966
    Ankara Telgraf Gazetesi Kupası: 1954
    Antalya Kupası: 2007
    Eskişehir Atatürk Stadı Kupası: 1954
    Berlin Kupası: 1981
    Bursa Yangını Kupası: 1959
    Cemal Gürsel Kupası: 1960
    Cumhuriyet Bayramı Kupası: 1940
    Çanakkale Abide Kupası: 1953
    Doğubank Kupası: 1955
    Ege Expres Gazetesi Kupası: 1953
    Embros Gazetesi Kupası: 1954
    Eva Peron Kupası: 1952
    Fuar Kupası (2): 1953, 1954
    Gazeteciler Cemiyeti Kupası: 1951
    General Harrington Kupası: 1923
    Gold-Stream Kupası: 1923
    Hasan Tahsin Kupası: 1973
    Hilaliahmer Kupası: 1922
    İzmir Fuar Kupası: 1949
    Matbuat Cemiyeti Kupası: 1948
    Mülkiye Kupası: 1958
    Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Kupası: 1914
    Silahlı Kuvvetler Kupası: 1975
    Deniz Kuvvetlerini Destekleme Kupası: 1975
    Son Saat Gazetesi Kupası: 1950
    Spor Alemi Kupası: 1924
    Şehzade Abdülhalim Kupası: 1921
    Teyyare Cemiyeti Kupası: 1926
    Tuborg Kupası 1993
    Turnuva Kupası: 1921
    Türkiye İdman Cemiyeti Kupası: 1922
    Union Clup Kupası: 1921
    Üçler Dostluk Kupası: 1956
    Vali Dilaver Argun Kupası: 1959
    Van Depremi Kupası: 1977
    Vatan Kupası: 1981
    Westfalya Kupası: 1982
    Zafer Kupası: 1973
    İstanbul Salon Turnuvası 1982
    Istanbul Salon Turnuvasi 1992
    Bielefeld Salon Turnuvasi 1994

    Futbol Genç Takımlar

    PAF Ligi

    Şampiyon (3): 1997-98, 1998-99, 2000-01

    B Takımlar Ligi

    Şampiyon (12): 1924 ilâ 1951 arasında 15 kez düzenlenen B takımlar arası İstanbul Ligi'ni Fenerbahçe 12, Galatasaray ise 3 kez şampiyon tamamlamıştır.

    Fenerbahçe Futbol Takımı 86 kupa ile Türkiye'de, futbol branşında en fazla resmi kupa kazanan kulüpütür.




    Tek Büyük Fenerbahçe
    Laatst gewijzigd door besiktasbestevanworl: 29-12-2008 om 22:00

  13. #42
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375


    bir dünya rekoru !

    35 pas ve Anelkanin gerçek Fenerli olduğu an.

  14. #43
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Fenerbahçe derbi krali !

    Fenerbahçe - Beşiktaş

    toplam maç: 321
    galibiyet FB: 119
    galibiyet BJK: 118
    beraberlik: 84

    goller:
    FB: 432
    BJK: 403

    ------------

    Fenerbahçe - Galatasaray

    toplam maç: 361
    galibiyet FB: 136
    galibiyet GS: 116
    beraberlik: 109

    goller:
    FB: 507
    GS: 462
    Laatst gewijzigd door besiktasbestevanworl: 30-12-2008 om 16:56

  15. #44
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    Fenerbahçe efsaneleri

    Zeki Rıza Sporel (d. 1898 - ö. 1969 İstanbul) Türk futbol tarihinin en büyük golcüsüdür.

    Fenerbahçe A takımına 15 yaşında girdi. Takımın formasını 18 yıl boyunca giydi. 332 maçta 470 gol attı. Milli takımın ilk golcüsüdür. Türk Millî Futbol Takımı formasını 16 kez giydi. 10 kez kaptanlık yaptı. 26 Ekim 1923'te Romanya ile oynadığımız ve 2-2 berabere kaldığımız ilk milli maçımızda 2 golümüzü de atmıştır. Milli takıma toplam 15 gol kazandırdı. Milli takımın Finlandiya'yı 4-2 yendiği maçta Türkiye'nin 4 golünüde atarak bu konudaki rekoru uzun süre elinde tuttu. Futbolu 1934'te bıraktı. Soyadı kanunu çıktıktan sonra, soyadı bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilmiştir. Tenis dalında Türkiye'yi temsil etti. Yöneticilik yaptı. Su sporları Federasyonu ve Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlıklarında bulundu. 1950 yılında Demokrat Parti'den, Rize milletvekili olarak meclise girdi. Türk spor tarihinin en iyi 11'ine seçildi. Ayrıca Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki ezeli rekabette Galatasaray ağlarına tam 27 gol atarak kırılması çok güç bir rekora imza atmıştır.

    Lefter (Eleftherios) Küçükandonyadis, Rum kökenli Türk vatandaşı futbolcu. 22 Aralık 1925'te İstanbul'da doğdu. Türkiye'nin ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nün efsane futbolcularından biridir. Birçok spor otoritesine göre, Lefter Fenerbahçe Spor Kulubü'nün ve Türk futbol tarihinin gördüğü en yetenekli oyunculardandır. Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel liginde 2, Türkiye Şampiyonasında 3 kere şampiyonluk yaşadı. 50 kez milli formayı giyen ilk oyuncu olduğu için futbol federasyonu altın madalyası aldı. "Ordinaryüs" lakabıyla anılırdı.

    Fenerbahçe formasıyla 615 maçta 423 gol attı.

    Türk Milli Takımı formasıyla 50 maçta 22 gol attı.

    Fenerbahçe'den sonra İtalya'nın Fiorentina ve Fransa'nın Nice takımlarının formalarını giydi (1951-1953). Dönüşünde tekrar Fenerbahçe'de oynadı. Sarı-Lacivertli forma altında 2 İstanbul Profesyonel lig, 3 Türkiye şampiyonluğu yaşadı.

    1953-1954 sezonunda Gol Kralı oldu.

    Milli Takım formasını 50 kez giydi. Futbol Federasyonu'nun "Altın Şeref Madalyası"nı alan ilk futbolcu oldu.Ayrıca 1957 de Yunanistanla yapılan bir maçta aslen rum kökenli olduğu için maça ilk onbirde cıkarılmamış ve 70. dakiada Türkiye Yunanistan karşısında 2-0 gerideyken teknik direktör Lefter'i oyuna almış ve 70. dakikadan sonra 4 gol birden atarak takımını galibiyete taşımıştır.

    1963'te futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'ın Egaleo, Güney Afrika'nın Johannesburg takımlarında futbolcu ve antrenör olarak yer aldı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdman Yurdu ve Boluspor'da teknik direktörlük yaptı. Şu anda Büyükada'da yaşamaktadır. 3 çocuğu vardır.

    Can Bartu 30 Ocak 1936, İstanbul'da doğdu. Spora Fenerbahçe'de basketbol ile başladı. Fikret Arıcan'ın sayesinde futbolu seçti. Fenerbahçe'de birçok başarılı maç çıkardı. 1961'de İtalya'nın Fiorentina takımına transfer oldu. Daha sonra Venezia ve Lazio'da da oynadı. Teknik ve zarif oyunu ile iz bıramıştır. 1967'de Fenerbahçe'ye döndü. Sarı-Lacivertli forma altında 326 maç oynadı, 162 gol attı.

    Türkiye - Romanya maçında kaleci Turgay Şeren'in sakatlanması üzerine kaleye geçti. Ve bu tecrübesinde 1 gol yedi. (1958-Son 7 dakika). Avrupa kupalarında final maçı oynayan ilk Türk futbolcusu oldu.(Fiorentina-Glasgow Rangers, 1 Ocak 1961) milli formayı 26 kez giydi ve 6 gole imza attı.

    1970'te futbolu bırakan Can Bartu, futboldan kopamayarak, spor yazarlığına başladı. Şık giyimi nedeniyle İtalyan futbolseverler tarafından "Sinyor Bartu" olarak tanınan Can Bartu, Türk futbolunun "sinyor"u olarak unutulmazlar arasındaki yerini aldı. Şu anda spor yazarlığı yapmakta.

    Aynı gün içinde Galatasaray'a basketbolda 28 sayı, futbolda 2 gol atarak tarihe geçmiştir.

    Can Bartu 2008/2009 sezonu UEFA Kupası finalinin Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nda oynanacak olması nedeniyle, 29 Ağustos 2008 tarihinde yapılan 1. tur kura çekimlerinde Fenerbahçe'yi temsilen yer almıştır....

    Cemil Turan, (d. 1947 - İstanbul) Türk futbolunun önemli oyuncularından biridir.

    Sarıyer Kulübü'nde parladı. İstanbulspor'a geçti (1968). Fenerbahçe'ye transfer oldu (1972) ve futbolu bu kulüpte bıraktı (1980). Üç defa gol kralı oldu: (1974-75,14 gol), (1975-76, 17 gol), (1977-78, 17 gol). Fenerbahçe formasıyla 194 gol attı. Yılın sporcusu seçildi(1977). 44'ü A takımda olmak üzere 52 maçta milli formayı giydi, altın şeref madalyasını kazandı. Milli Takım'da iken 20 gol attı ve 13 kez kaptanlık yaptı. 1999-2000 sezonundan itibaren Fenerbahçe'de menajerlik yapıyor.

    Aykut Kocaman, 4 Mayıs 1965 tarihinde Sakarya'nın Geyve ilçesinde doğdu. Çocukluğunda jimnastikle uğraştı. Amatör Altınmızrak kulübünde dikkat çekti. Futbolculuk döneminde Fenerbahçe formasıyla yıldızlaşmıştır.

    Fenerbahçe'nin 1988-89 sezonunda Türkiye 1.Futbol Ligi'nde 103 gol atarak şampiyon olan kadrosunda yer almıştır. Fenerbahçe, Sakaryaspor ve İstanbulspor formaları altında ligde 200 gole imza atmıştır. 1988-1989 sezonunda 29 golle, 1991-1992 sezonunda 25 golle ve 1994-1995 sezonunda da 27 golle 3 kez Türkiye Ligi gol kralı oldu.[1] 1988-89 ve 1995-96'da Fenerbahçe formasıyla iki kez lig, 1988'de Sakaryaspor formasıyla bir kez Türkiye Kupası kazandı. Türk Milli Takımı formasını 12 kez giydi ve bir gol kaydetti.

    Ridvan Dilmen, Tüm kariyeri boyunca sadece 3 kez sarı kart görmüştür ve ceza almamıştır. Spora atletizm ile başlamıştır.

    İlk takımı şimdi Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi 2. Grupta mücadele eden ve şimdiki ismi Nazilli Belediyespor olan Nazillispor'dur. Daha sonra 1979'da Muğlaspor'a geçen Rıdvan Dilmen, ilk kez 1980 yılında transfer olduğu Boluspor takımında ünlendi. Daha sonra 1983 yılında Sarıyer'e ve 1987'de Fenerbahçe'ye transfer oldu.

    Fenerbahçe'nin 1988-89 sezonundaki şampiyonluğunda attığı 19 gol ve attırdığı 38 golle büyük rol oynadı.

    1989-90 sezonunun 10. haftasında Trabzonsporlu Miodrag Jesic'in tekmesiyle sakatlandı. Ancak bir yıl sonra sahalara dönebildi. Birbiri ardına gelen diğer sakatlıklar ve uzun tedavi süreçlerinden sonra 1994-95 sezonu sonunda futbolu bıraktı. 31.01.1996 tarihinde jübilesini yaptı ve antrenörlüğe başladı.

    34 kez Milli takıma çağırılmıştır. 29 Kez A Milli ,5 kez 21 yaş altı Milli Takım forması giymiştir.Milli formayı ilk kez 14.02.1982 tarihinde 21 yaş altı Milli Takımı ile S.S.C.B.'ye karşı yapılan özel maçta giymiştir. Son kez ise A Milli takım forması ile 28.10.1992 tarihinde San Marino'ya karşı giymiş ,1-1 devam eden maçta 86. dakikada verdiği gol pası ile maçı Türk Milli takımının galibiyetle bitirmesinde önemli rol oynamıştır.Milli forma altında toplam 5 golü vardır ve milli forma ile son gollerini 25.10.1989 tarihinde Ali Sami Yen stadında Dünya Kupası 1990 Grup eleme maçında Avusturya'ya karşı 15 ve 53 dakikalarda atmıştır.

    Oğuz Çetin, Futbola Almanya'nın F.C Bobingen takımının alt yapısında başladı. 1978 yılında Sakaryaspor’un genç takımına transfer oldu. 1981 yılında Sakaryaspor kulübü ile profesyonel anlaşma yaptı. o yılda Türkiye Kupası sevinci yaşadı.

    sonunda F.Bahçeye transfer oldu, sarı lacivertli forma altında 8 yılda 2 Türkiye Süper Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2 Başbakanlık Kupası coşkusu yaşadı. Fenerbahçe'de 1991-1992 sezonunda takımın kaptanlığına getirilmiş.

    Cihat Arman, (doğum 1919 - ölüm 1994) Fenerbahçe'nin ve A Milli Takım'ın unutulmaz kalecilerinden.

    Cihat Arman, futbola 15 yaşında Ankaragücü'nün genç takımında başladı. 1936 yılında İstanbul'a Güneş Spor Kulübü'ne transfer oldu. Ancak bu kulübün kapanması ile Fenerbahçe'ye geçti.

    Mükemmel kurtarışlarıyla Uçan Kaleci unvanını aldı. Sarı-Lacivertli forma altında 308 kez sahaya çıktı. Giydiği sarı forma sebebiyle Fenerbahçe'nin kanarya sembolünü almasını sağladı. II. Dünya Savaşı sırasında, etkin futbol yaşantısı döneminde milli maçların olmaması yüzünden milli formayı 13 yılda ancak 13 kez giyebildi.

    1949'da son milli maçlarında hem kaptanlik, hem çalıştırıcılık hem de kalecilik yaptı. 1951 yılında futbolu bıraktı.

    Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığının yanı sıra teknik direktörlük de yaptı. Kasımpaşaspor, İstanbulspor, Yeşildirek'in yanı sıra, 1955 - 1956 yıllarında Beşiktaş'ın antrenörlüğünü de yaptı.
    Laatst gewijzigd door besiktasbestevanworl: 30-12-2008 om 22:54

  16. #45
    TariK
    Status
    Offline
    Lid sinds
    08-10-2008
    Geslacht
    Man
    Reacties
    375
    FAS'TAKİ FENERBAHÇELİ TAKSİCİ

    Tunus'tan sonra yolumuz Fas'a düştü. Fas'ın Jorf Lasfar şehrinde dışarı çıkıp dolaştıktan sonra taksiye binip ait olduğumuz yere dönmeye karar verdik. Takside şoför ile eğlenceli bir muhabbet ve ardından alışkın olduğumuz soru: "Nerelisiniz?" "İstanbul" cevabını duyan taksici "Fenerbahce, sport, my team" şeklinde mutlu bir surat ifadesiyle cevap verdi. Yanımdaki Fenerbahçeli arkadaşım da hemen, "Yes, Fenerbahçe is the best!" diyerek söze girdi ve taksici ile el sıkıştılar.

    ------------

    İzlediği bir Galatasaray - Fenerbahçe maçı sonrası Fenerbahçe taraftarı olan Amerikalı Nathan Redd, Fenerbahçe'ye olan aşkı ile herkesi şaşırtıyor

    Fenerbahçe aşkına Türkçe öğrenen ve eşiyle birlikte Türk olmaya da hazır olan Redd, futbolun popüler olmadığı ülkede ise Amerikalıların "çok şey kaçırdığını" düşünüyor.

    "Bütün kalbimle dünyanın bir gün Fenerbahçe'yi, Liverpool, Chelsea, Barcelona, Real Madrid, ya da AC Milan'ı konuştuğu gibi konuşacağına inanıyorum. Fenerbahçe diğer takımların sahip olmadığı bir şeye sahip: Dünyanın en muhteşem taraftarına.

    bir gün herkes fenerli olacak

Bookmarks

Berichtregels

  • Je mag geen nieuwe discussies starten
  • Je mag geen reacties plaatsen
  • Je mag geen bijlagen plaatsen
  • Je mag niet je reacties wijzigen
 
HABABAM
De tijden worden getoond in GMT +2. Het is nu 23:30.
Powered by vBulletin Copyright © 2010 vBulletin Solutions, Inc. ©2000-2017 Hababam.nl Community - het virtuele huis van Turkije.